10 Ekim 2017 Salı

Üzüm'ün Faydaları

Bir kilogram üzümün, içerdiği besin değerleri açısından, 1.150 litre süte, 390 gram ete veya 1.2 kilogram patatese eşdeğerdir.

  • Güçlü bir antioksidan olan üzüm kansere karşı koruyucudur. 
  • Vücuda ve beyne enerji ve kuvvet verir. 
  • Yorgunluğu giderir. 
  • İyileşmeyi hızlandırır. 
  • Unutkanlığa karşı faydalıdır. 
  • Sinirleri yatıştırır. 
  • Hazmı kolaylaştırır ve kabızlığı giderir. 
  • Böbrekleri çalıştırarak vücuttaki zararlı maddelerin vücuttan uzaklaştırılmasına yardımcı olur. 
  • Kanı ve vücudu temizler. 
  • Bulantıları önler. 
  • Karaciğer ve dalak hastalıklarına, romatizma ve gastrit şikayetlerine karşı etkilidir. 
  • Kan yapıcı bir besin olan üzüm kansızlara iyi gelir. Yüksek tansiyonu düşürür. Böbrek kumlarının ve taşlarının düşürülmesine yardımcı olur. Cildi güzelleştirir. Kuru üzüm ise damar sertliği ve yüksek tansiyona karşı faydalıdır.

Üzümü yerken ara ara çekirdeklerini de çiğnemek çok faydalıdır. Üzüm çekirdeği dişlerinizin arasında ezilirken, içerdiği OPC-kompleksi de açığa çıkacaktır. Bu OPC-kompleksinin öylesine güçlü antioksidan özelliği vardır ki bugüne kadar araştırılmış ve incelenmiş hiçbir meyvede ve çekirdeklerinde bu özellikte ve güçte antioksidan yoktur. Üzümün kendisinde de OPC vardır. 

Ancak, çekirdekleri çok daha güçlü olan OPC-kompleksi içerir. Üzümün çekirdeklerini dişlerinize zarar vermeyecek şekilde dikkatlice çiğnemeniz gerekir. Bu çekirdekte bulunan OPC-kompleksi, özellikle yıllar içerisinde kırılganlaşan kılcal damarların esneklik kazanmasında ve kan sirkülasyonunda önemli bir takviyedir. 

Cilt hücrelerine oksijen ulaşımını hızlandırma ve cilde tazelik verme özelliği de vardır. Kalp damarlarının içten yağ bağlamasında da önleyici gücü mevcuttur.

VİŞNE FAYDALARINA SİZ DE ŞAŞIRACAKSINIZ

İlkbahar ayları geldikçe, ağaçların çiçekleri açar ve meyveler çıkmaya başlar. Pazarda, manavda birçok meyveyi aynı anda görmek mümkündür. Vişne, kiraz, erik, dut gibi meyveler pazar tezgahlarını süslemeye başlar. Bolca bulunan bu meyveleri çocuktan büyüğe birçok kişi severek tüketir.

Latince adı Prunus cerasus olan vişne, ilkbaharda çıkan meyveler arasındadır. Kiraza çok benzer. Fakat kirazdan farkı tadının hafif mayhoş ve ekşi olmasıdır. Bu yüzden genellikle taze olarak tüketilmez. Meyve suyu, reçel yada marmelat yapımında sıkça kullanılır. Hele ki yaz aylarında sıcak havalarda buz gibi meyve suyu herkes tarafından tüketilir. Hem ferahlık verir hem de serinletici özelliği vardır.

VİŞNE FAYDALARINA SİZ DE ŞAŞIRACAKSINIZ

Bu şifalı meyve, latince adının cerasus olmasından dolayı çok eski zamanlarda kerasus olarak da anılırdı. Tabii yörelere göre farklı isimler ile adlandırılabilir. Sağlık için faydaları da oldukça fazladır. 

İşte vişne faydalarından bazıları:

  • Yaşlanma karşıtı bir meyvedir. Anti ageing özelliği vardır. Genç kalmanın sırları bu şifalı meyvede saklıdır.
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir.
  • Göz için de büyük fayda sağlar.
  • İyi bir A ve C vitamini kaynağıdır.
  • Kalsiyum, demir ve fosfor gibi mineralleri içerir.
  • Kabakulak, su çiçeği ve kızamık gibi hastalıklara yakalanma riskini de azaltır.
  • Sinir sistemini de düzenleyici etkisi vardır.
  • Kalp dostudur, kalp sağlığı için büyük fayda sağlar.
  • Kansere karşı da koruma sağlar. Özellikle prostat ve kolon kanserine karşı koruma sağlar.
  • Saçlarınızın dökülmesinden mi yakınıyorsunuz? Bu leziz meyve saçların dökülmesini de engeller.
  • Uykusuzluğa karşı da faydalıdır.
  • İyi bir antioksidandır.
  • Sindirim sistemine de fayda sağlar. Kabızlık sorununu giderici etkisi vardır.
  • Kanser hücrelerinin büyümesini engeller.
  • Bakterilerden ve mantarlardan korur.
  • Grip, nezle ve soğuk algınlığına karşı da önleyici etkisi vardır.
  • Boşaltım sistemine de fayda sağlar. Bağırsakları hastalıklara karşı korur.
  • vişneGöz yapısını, görme sistemine de faydalıdır.
  • Kolesterolü düzenleyici etki yapar.
  • Parkinson hastalığına karşı da koruma sağlar.
  • Beyin ve sinir sistemi için oldukça yararlıdır. Beyin fonksiyonlarını geliştirir.
  • Beyine fayda sağlaması sebebiyle alzheimer hastalığına karşı da koruma sağlar. Unutkanlığa karşı etkilidir.
  • Damar sertleşmesine karşı da yarar sağlar.
  • Depresyona, strese karşı da faydalıdır.
  • Lif içeriği yüksektir.
  • Kalp atışlarını düzenler, kalp hastalıklarına karşı korur. Bunun sonucunda kalp krizi riskini de azaltır.

VİŞNE SUYUNUN FAYDALARI NELERDİR?

Bu leziz meyvenin taze tüketiminin yanında vişne suyu olarak tüketilmesi de büyük fayda sağlar. 

İşte vişne suyunun faydaları:

  • Ferahlık ve serinlik sağlar.
  • Ürik asit seviyesini azaltır.
  • Bağırsakları yumuşatıcı özelliği vardır.
  • Vişne gut hastalığına yakalanma riskini azaltır.
  • Cildi nemlendirir, vücudu toksinlerden arındırır.
  • Yüksek demir içeriği nedeniyle anemi yani kansızlık sorununa karşı da faydalıdır.
  • Vücut ağrılarını geçirir, iltihaplara karşı da fayda sağlar.
  • Anti kanserojen özelliği vardır.
  • Kolon kanseri ve mide kanserine karşı koruma sağlar.
  • Diyabete karşı da korur.

VİŞNENİN KULLANIM ALANLARI

Bu leziz ve şifalı bitki, meyve suyu sektöründe kullanılabilir. Ayrıca reçel olarak da tüketilebilir. Tatlıların ve pastaların içinde de taze meyve olarak kullanılabilir.

Yoğurdun Faydaları

Yoğurdun faydaları arasında ilk akla gelen kemik sağlığı için önemli kalsiyum minerali bakımından zengin olması ancak yoğurdun faydası sadece bu değil. Sindirimi düzenlemekten, vitamin ve minerallere, kilo vermeye yardımcı olmaktan kan basıncının düzenlenmesine kadar pek çok faydası bulunuyor.

Tabii her yoğurt birbirinin aynı değil. Beslenme uzmanlarının önerisi organik ve yağsız yoğurtların tüketilmesi yönünde.

Özellikle grip ve soğuk algınlığının yaygın olduğu kış aylarında düzenli olarak yoğurt tüketmek bağışıklık sistemini güçlendiriyor ve bu tip hastalıklara karşı vücudun direncini arttırıyor.

Yoğurdun Sağlığa Faydaları

Osteoporoz: Kemik dokusunun içinde anormal derecede boşluklara neden olan osteoporozun önlenmesi ve tedavisi sürecinde beslenme önemli bir rol oynamaktadır.

Kalsiyum bakımından zengin yoğurt, kemik yoğunluğunun korunmasında ve hastalığın gelişiminin yavaşlatılmasında tüketilmesi önerilen gıdalar arasında ilk sıralarda gelmektedir.

Kemik sağlığını korumak ve kemikle ilgili hastalıklara önlem almak için önerilen günlük kalsiyum miktarı 1000-1300 mg arasındadır. Bu miktarı yağsız organik yoğurt, yağsız peynir çeşitleri, beyaz fasulye, kale, brokoli ve yağsız süt gibi gıdalardan alabilirsiniz.

Hipertansiyon: Kan basıncının normalden yüksek olması durumu olan hipertansiyon çoğunlukla hiç bir belirtiye yol açmaz ve zaman için damarları tahrip ederek kalp ve damar hastalıklarının önünü açar.

Sık sık tansiyon ölçümü yaptırmak tansiyonu kontrol altında tutmak adına önemlidir.

Amerikan Kalp Derneği’nin 2100 kişiyle yaptığı ve 15 yıl süren çalışmaya göre, düzenli olarak yağsız yoğurt yiyenlerin yemeyenlere göre yüksek tansiyona yakalanma riski %30 daha az. Araştırmaya katılanların günlük olarak tükettiği yoğurt miktarı yarım kase (yaklaşık 100gr) yağsız yoğurt.

Sindirim: Bağırsaklarda bulunan ve tüketilen gıdaların sindirimi sırasında kullanılan “iyi bakteriler”in sayısı azaldığında kabızlık gibi sindirim sorunları görülür.

Bu bakterilerin temel görevi gıdaların parçalanmasıdır. Yoğurt bu iyi bakterileri içerir ve bu özelliği ile kabızlığa karşı koruma sağlar, sindirimi kolaylaştırır.

Ancak sindirime yardımcı olan bakteriler her yoğurtta aynı miktarda bulunmaz. Eğer yoğurdu sindirimi düzenleme amaçlı tüketecekseniz bağırsak mikroflorası için faydalı mikroorganizmaları içeren ve bu amaçla üretilen “probiyotik yoğurt” satın alın.

Kolon Kanseri: Yoğurdun sindirimi kolaylaştıran etkisi kolon kanserine karşı koruma amaçlı olarak önerilen gıdalar arasında yer almasını sağlıyor.

Düzenli olarak yoğurt yemek kabızlığı önlerken bu bölgede kanserin önünü açan zararlı patojenlerin birikmesini engelliyor. Bu konuda 45,241 kişi (14,178 erkek; 31,063 kadın) ile yapılan araştırmada günlük yoğurt tüketiminin özellikle erkeklerde kolon kanseri riskini azalttığı tespit edilmiş.

Ancak yoğurdun kolon kanserinden korunmaya etkisi üzerine daha çok sayıda bilimsel araştırmaya ihtiyaç duyulmaktadır.

Ülseratif Kolit: Bir bağışıklık sistemi hastalığı olarak kabul edilen ve kesin bir tedavisi bulunmayan ülseratif kolitin en sık görülen belirtisi uzun süre devam eden ve zaman zaman kanlı olarak görülen ishaldir.

Ülseratif kolitin yol açtığı rahatsızlıkların hafifletilmesi ve iltihabın azaltılması için genellikle antibiyotikler kullanılır. İlerleyen durumlarda cerrahi müdahale düşünülebilir.

Yoğurt ülseratif kolit hastalarında sindirimin düzenlenmesi ve kullanılan antibiyotikler nedeniyle sindirime yardımcı olan bakterilerin sayısını arttırmak için önerilen gıdalar arasındadır.

Enfeksiyonlar: Yoğurt, enfeksiyonel hastalıklara karşı vücudun direncini arttırarak özellikle kış aylarında sık görülen gribe yakalanma riskini düşürür. Bu konuda yapılan bir çalışmaya göre düzenli olarak yoğurt yemek hastalık (grip) sürecini %20 oranında kısaltıyor.

Yoğurt aynı zamanda bağırsak, vajinal ve solunum yolu enfeksiyonlarına karşı da koruma sağlıyor.

Diyabet: Diyabet diyetinde tüketilen karbonhidrat miktarının dikkatli izlenmesi ve karbonhidrat içeren gıdaların mümkün olduğunca az tüketilmesi önemlidir.

Protein bakımından zengin olan ve diğer pek çok atıştırmalığa göre çok daha az miktarda karbonhidrat içeren yoğurt gün içinde daha az karbonhidrat tüketmenize yardımcı olabilir. Tabii her yoğurt aynı değildir.

Bu nedenle yoğurt seçerken az yağlı olmasına, organik olmasına ve şeker içermemesine dikkat edin. Bu bilgileri ambalajın üzerindeki “içindekiler” veya “besin değeri” bölümünde bulabilirsiniz.

Yoğurdun Diğer Faydaları

Kilo Kontrolü: Yoğurt yüksek kalorili atıştırmalıklara oranla daha uzun süre tok hissetmenizi sağlar. Ayrıca yüksek mineral ve vitamin içeriğiyle besin değeri yüksektir.

Yoğurdun kilo vermeye etkisi üzerine Tennessee Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre, diyet yaparken atıştırmalık olarak yağsız yoğurt yiyenler hiç atıştırmalık yemeyenlere oranla %22 daha fazla kilo veriyor ve bel bölgesindeki yağları %81 oranında daha fazla yakıyor.

Bunun nedeni kendinizi aç bırakmayıp yoğurt yediğinizde az kaloriyle metabolizma hızının düşmesini önlemeniz. Ayrıca açlığın neden olduğu halsizlikten bu şekilde korunabilirsiniz.

Vitamin ve Mineraller: Kemik sağlığı için kritik öneme sahip kalsiyum ve potasyum bakımından zengin olan yoğurt ayrıca sinir sisteminin normal fonksiyonlarının korunmasına yardımcı olan B12 vitamini içermektedir. 200 gram yoğurt kadınlarda günlük B12 vitamini ihtiyacının yaklaşık %60’ını tek başına karşılar.

Menopoz: Yoğurt menopoz döneminde görülen terlemeleri azaltmak için tavsiye edilmektedir. Yine bu dönemde görülen kemikle ilgili problemlerin riskini azaltmak için tüketilebilir.

Beyin Fonksiyonları: Kaliforniya Üniversitesi (UCLA) tarafından yapılan bir araştırmaya göre probiyotik gıdalar beyin fonksiyonlarını geliştiriyor.

Yoğurdun Besin Değeri
100 gr yağsız yoğurt;

  • 56 kalori
  • 2 mg kolesterol
  • 8 gr karbonhidrat
  • 8 gr şeker
  • 0.9 mg C vitamini
  • 0.2 mg riboflavin
  • 0.1 gr niasin
  • 0.1 mg B6 vitamini
  • 12 mcg folat
  • 0.6 mg B12 vitamini
  • 199 mg kalsiyum
  • 0.1 mg demir
  • 19 mg magnezyum
  • 157 mg fosfor
  • 255 mg potasyum
  • 77 mg sodyum
  • 1 mg çinko
  • 1 mg omega 3 yağ asidi
  • 4 mg omega 6 yağ asidi içerir.


Ayı Yağının Faydaları Nelerdir?

Ayı Yağı, günümüzde kullanım alanı pek bulunmamaktadır. Bu yağın kullanımı genellikle eski zamanlarda çok yoğundur. İnsanlar bu yağı genellikle deri yoluyla kullanırdı. Fakat yinede ağız yoluyla tüketenlerde vardır. Dinimiz yönünden bu hayvanın eti ya da sütü yenilmesi haramdır. Bu nedenle günümüzde çoğu insanın bu nedenden dolayı tüketmekten çekindiği bu yağ ağrıların giderilmesinde eskilerin en gelişmiş tıp idi. 

Osmanlı zamanında yaralar üzerine sürülerek sarılan bu yağın çok büyük etkisi olduğu söylenmiştir. Aynı zamanda bu yağ eskilerde İngiltere'de boyunda gerçekleşen iltihaplanmalardan dolayı kullanılırdı. Ayının iç organlarından elde edilen bu yağ katı bir görünüme sahiptir. Dinimizce bu yağın ağızdan alınması haramdır. Fakat ölüm gibi kayıplar varsa bu yağ ağızdan da kullanılabilir.

Ayı yağı yumuşatıcı ve gevşetici etkisi çok fazladır. Bu nedenle ağrının olduğu bölgelere sürülerek temiz bir bandaj yardımı ile sarmak, ağrıların kısa sürede geçmesini sağlayacaktır. Bu yağ sürülmeden önce bölgenin temiz bir şekilde silinmesi ve gerekirse bakterilerden arınması için yıkanması gerekmektedir.

İnsanların büyük sorunlarından olan sedef hastalığı olan kişiler bu yağı ciltlerine masaj yaparak yedirmeleri sureti ile kullanabilirler. Bu yağ bu hastalıkta da kendisini göstermektedir. 

Ayı yağı kel bölgelerde etkili olabilir. Irsi olarak dökülüp kelleşmiş bölgelerde etkisi daha az görülen ayı yağı, saç olmayan bölgelerde saçın çıkması için etkiler gösterir. Bu sorun birçok insanın sorunudur. Öyle ki bu insanlar çözümü tıbbi tedavilerde aramaktadır. Bu yağın kel bölgelerde en azından denenmesi ısrarla önerilir. 

Bu yağ nasıl saçı çıkarır? diye merak eden insanlara şöyle açıklayabiliriz: Kel bölgeye masaj gibi sürülen bu yağ deri yoluyla emilir ve kıl gözeneklerinden girer. Yağın kıl köklerini genişleterek ve saç köklerinin büyüme fazını hızlandıran bir etkisi vardır. Bu ilacı uzun süreler kullanmazsanız etkisini görmeyebilirsiniz. Bu nedenledir ki ayı yağını uzun süreler kullanın böylelikle sizlerde etkisini hızlı ve iyi şekilde göreceksiniz. 

Ayı yağı aslında doğal bir ilaç niteliği taşımaktadır ve birçok tıbbi ilaçtan daha çok etki göstererek kendisini kanıtlamaktadır ama en çok yumuşatıcı etkisiyle ortaya çıkmaktadır.

Ayı Yağı

Tıp biliminin gelişmesi ile birlikte yeni yeni birçok kimyasal ilaçlar çıkarılmaktadır. Bu ilaçlar bir yerden insan vücuduna fayda verirken diğer yerden diğer organlarınıza zarar vermektedir. Hiç düşündünüz mü yuttuğunuz bir ağrı kesicinin bile diğer organlarınıza ne kadar zahmet vererek ayrıştığını. Bu nedenle her zaman ilk tercihiniz bitkisel ve doğal ilaçlar olsun. Bitkisel ilaçlar kişi vücuduna yanlış kullanım gerçekleşmediği sürece zarar vermez. Yinede istisnalar vardır tabi ki. 

Örneğin bazı bitkilere alerjisi olan insanlar ya da sürekli olarak tıbbi ilaç kullanan insanlar. Sürekli tıbbi ilaç kullanan insanların öncelikle doktor tavsiyelerini almalarında fayda vardır. Ayı yağını elde etmek için güvendiğiniz ve bildiğiniz yerlerden temin edin. Dışarıda satılan ve içinde ne olduğu bellisiz yağlardan uzak tutun. Son olarak söylemek istediğim şey bu yağı hamilelerin ve çocukların kullanımında öncelikle bir doktor bilgisi alarak yapın. Aksi halde bazı yan etkiler ve olumsuz durumlarla karşılaşabilirsiniz.

24 Eylül 2017 Pazar

SICAKTA NEDEN TERLERİZ?

Terleme, sıcak ortamlarda ve spor gibi güç esnasında vücudun ısısını düzenlemek için oluşturduğu fizyolojik bir olay. Maksat harareti yükselmiş vücudu soğutmak. Şofbenlerdeki termostat gibi ısı yükselince vücudun termostatı devreye giriyor ki buna 'sempatik sistem' deniyor, terleme başlıyor, ısı düşüyor.

Vücutta beş milyon kadar ter bezi bulunuyor. Her noktada mevcut fakat sırt, koltuk altı, avuç içi ve ayak tabanında daha çoklar.

Ter bezleri ısı değişikleri nedeniyle yüz ve üst bedende, zihinsel nedenlerle (utanma, korkma, stres) avuç içi ve ayak tabanlarında, acı ve baharatlı yiyecekler nedeniyle dudak üstleri veya saçlı deri gibi bölgelerde uyarılarak terlemeye neden olurlar.

Sağlık-Tıp İle İlgili İlginç Bilgiler


  • 1800'lü yıllarda anne sütü bebek yaralarına dökülürdü. Bebeklerde her şeyi iyileştireceğine inanılıyordu.
  • A Vitemini İçeren Meyveler Ve Sebzeler Göz Sağlığına Çok İyi Geldiği Gibi,göz Ameliyatlarında Bile A Vitamini Kullanılır.
  • Adli tıp uzmanları bir tek saç telinden insanın yaşını, cinsiyetini ve ırkını saptayabilirler.
  • Ağlamanın İnsanın Hem Beden Hem Ruh Sağlığı İçin Çok Faydalı Olduğunu Biliyor Muydunuz?
  • Ağlayan Kişilerde Göz Kuruluğu Şikayeti Görülmüyor. Göz Kuruluğunu Önlüyor.
  • Ağladığınızda Herkes Başınıza Toplandığında Ne Kadar Sevildiğinizi Anlar Kendinizi Güvende Hissedersiniz.
  • Ameliyat sırasında bazen büyük miktarda kana ihtiyaç duyulabilir. 1970'de Chicago'da açık kalp ameliyatına giren 50 yaşındaki bir hemofili hastası 1080 litre kana ihtiyaç duymuştur.
  • Aşı aslında hastalığın takendisidir . Ne aşısı olacaksanız o hastalığın mikropları hafif dozda sıvı hale getirilip vücuda aktarılır . Bu sayede bağışıklık sisteminiz o hastalığı tanır ve hasta olmamanızı sağlar...
  • Ateşiniz Çıkınca Ilık Su İçmek Çok Yararlıdır.
  • Balonlu ambalajları patlatmanın, stresi azaltıp kişiyi rahatlattığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır.
  • Bilgisayara Bakmak Gozleri Bozmaz Yorar.
  • Bir Bardak Kolanın İçinde Tam 48 Küp Şeker Vardır.
  • Böbreklerimiz her 10-20 dakikada bir vücuttaki tüm kanı süzer. Bu işlem günde 100-150 defa tekrar edilir. Bir günde yaklaşık 500L kan süzülür ve 1,5L idrar oluşturulur. Buna göre de hayatımızda ortalama 45.000L idrar üretilir.
  • Çoğu insan C Vitamini’nin soğuk algınlığı için etkili bir tedavi olduğunu söyler. Ancak uzmanlar C Vitamini’nin böyle bir etkiye sahip olduğuna dair elde bir kanıt bulunmadığını açıklamışlardır.
  • Dış görünüş, kişisel özellikler, ilgi ve yeteneklerimizden bazıları başka insanların özellikleriyle benzerlik gösterebilir. Bilimsel çalışmalar her bireyi diğerlerinden farklı kılan özellikleri olduğunu ortaya koymuştur. Parmak izi, ayak izi, dil izi, göz retinası.
  • Dişçiler Diş Fırçalarının Tuvaletten En Az İki Metre Uzakta Tutulmasını Tavsiye Ediyorlar, Sıçrama Nedeniyle Havaya Karışan Partiküllerden Fırçanızın Korunması İçin.
  • Dişinizi muz kabuğunun iç tarafıyla ovalarsanız dişleriniz beyazlar.
  • Dünyada obezite sorunu yaşayan kişilerin sayısı, açlık sınırında olanların sayısından daha fazladır.
  • Dünya'nın ilk başarılı rahim nakli gerçekleştirilen kadın 2013 senesinde hamile kalmıştır.
  • Ebeveynler çocuklarına şeker yedirmenin onlarda hiperaktiviteye neden olduğunu ileri sürer. Fakat durum böyle değildir. Yapılan araştırmalar sonucu şekerin hiperaktiviteye neden olmadığı ortaya konmuştur.
  • Eğer Çok Şiddetli Hapşırırsan, Kaburgalarından Birini Kırabilirsin.
  • Eğer Sıkıntılı Zamanlarda İştahı Açılıp Çok Yemek Yiyenlerdenseniz Ağlamak Buna Da Çare Oluyor. Ağlayan Kişiler Daha Az Yemek Yiyor.
  • Gece Uyuyamıyor Musunuz? Kampa Gidin. Çünkü Araştırmalara Göre Kampa Gittiğinizde Tamamen Doğada Olacağınız Ve Her Türlü Elektronik, Manyetik Alanlardan Uzakta Kalacağınız İçin Vücudunuz Biyolojik Saatinizi Yeniden Düzenleyecektir.
  • Gülmek, Müzik dinlemek, Çikolata yemek kanıtlanmış doğal ağrı kesicilerdir.
  • Gün İçinde Uyuyacağınız 1 Saatlik Uyku, 4 Saatlik Gece Uykusuna Bedeldir.
  • Günlük aldığınız kalori, harcadığınız kalori miktarından 300 kalori eksik olursa, 1 hafta sonunda yaklaşık 600 gram yağ yakmış olursunuz.
  • Günümüzün En Çok Rastlanan Hastalığı Olan Stresten Ağlayarak Kurtulabilirsiniz. Ağlamak İnsanda Rahatlama İle Beraber Mutluluk Hormonu Salgılanmasını Sağlayarak Stresi Yok Eder.
  • Hapşırdığımız Zaman Kalbimizde Dahil Olmak Üzere Bütün Vücut Fonksiyonlarımız Bir An İçin Durur.
  • Hapşırdığın Sırada Gözlerini Açık Tutmaya Çalışırsan, gözlerin Yerlerinden Fırlayabilir.
  • Hapşırmayı Engellemeye Çalışırsan, Başındaki Veya Boynundaki Damarlardan Birinin Yırtılabileceğini Ve Ölebileceğini Unutma.
  • Hayvansal Ve Bitkisel Kökenli Besinleri Aldığımızda Vücudunuz Güneş Işığını Kullanarak D Vitamini Üretebilir.güneş Işığını Az Alan Bölgelerde Yaşayan İnsanların, D Vitamini Bakımından Zengin Olan Yiyeceklerden Fazla Yemesi Gerekir.
  • Her Ayağımızda 1 Trilyon Bakteri Mevcuttur.
  • Her iki dakikada bir bir bebek dünyaya geliyor. 5000 bebekten birisi anüsü olmadan dünyaya geliyor.(Imperforate anus) doğuyor ve hastane ortamında anüs yapılması gerekiyor.
  • Her Yıl 26 Mart'ta Uluslar Arası Dünya Epilepsi Farkındalık Günü MOR GÜN Kutlanmaktadır , Doktorlar Ve Hastalar Dikkat Çekmek İçin Mor Giyinirler . . .
  • Ichthyosis adında bir hastalık vardır ki, yakalanan insanın derisi balık derisi gibi pul pul olmaktadır.
  • İnsan Daha Çok Oksijen Alabilmek Ve Vücudundaki Karbon Gazını Boşaltmak İçin Esner.
  • İnsan Uzun Süre Bir Böbrek Ve Bir Akciğerle, Midesiz, Dalaksız Yaşayabilir Ancak Karaciğersiz Bir Dakika Bile Yaşayamazlar.
  • İnsanın vücut ısısını en hızlı kafasının üşümesiyle kaybettiği sıklıkla ifade edilir. Fakat bu da bir efsanedir. Uzmanlar insanların pantolonsuz dışarı çıkmalarıyla başlıksız dışarı çıkmaları arasında bir fark olmadığını, vücut sıcaklıklarının aynı derecede düştüğünü söylemiştir.
  • Kadınlarda kalp krizi göğüs ağrısı olarak değil, mide bulantısı ve omuz ağrısı olarak kendini gösterir.
  • Kahve, çay vb. Sıcak içecekler tüketmek kendinizi güvende hissetmenizi sağlar.
  • Kan Emici Bağırsak Kurtları, Dünyada 700 Milyon İnsanda Var.
  • Karınca Köpek Gibi Koku Alma Özelliğine Sahiptir. Karınca Yumurtası Yağı Sivilceyi Tedavide Ve Bir Çok Tedavide Kullanılır.
  • Kaşların Görevi Gözü Nemden Korumaktır. Sıcak Ülkelerde Yaşayan İnsanlarda Daha Yoğun, Soğuk Ülkelerde Yaşayanlarda Daha Seyrek Kaş Bulunur.
  • Keçi Boynuzu Vücuttaki Radrasyonu Dışa Atar.
  • Ketçap 1830´lu yıllarda ilaç olarak satılırdı.
  • Limon Suyunun Konsantırasyonu Sağladığı Bilinmektedir.
  • Lösemi, Kan Hücrelerinin Özellikle De Akyuvarların Normalin Üzerinde Çoğalması İle Kendini Gösteren Bir Kanser Türüdür.
  • Mavi renk stresi azaltır. Uzun süre vakit geçirdiğiniz alana mavi eşyalar koyun.
  • Mide Pişmiş Yemekleri Çiğ Yiyeceklerden Daha Kolay Hazmeder.
  • Parlak Işıkla Çekilen Bir Fotoğrafta Eğer Sadece Bir Gözünüz Kırmızı Çıkıyorsa Göz Kanserine Yakalanmış Olma Riskiniz Yüksektir.
  • Psikologlara Göre Yalnızlık Hissi, Kimse Sizi Takmadığından Değil, İlgisini Beklediğiniz Kişi Sizi Hiç Takmadığından Oluşur.
  • Sağ Elini Kullanan İnsanlar Sol Elini Kullananlara Göre Ortalama Dokuz Yıl Daha Fazla Yaşıyorlar.
  • Sakız Çiğnemek İnsan Beynini Daha Çok Çalıştırır Yani Sakız Çiğnemek Faydalıdır.
  • Sinir Hücreleri Üreyemezler Yani Zarar Gören Sinir Hücreleri Üreyip Yenilenemez O Nedenle Yaşlılıkta Sinir Sistemi İyice Zayıflamış Olur.
  • Şarjınız Azken Telefonla Konuşmamaya Çalışın. Düşük Bataryalı Telefonlar Normalden 1000 Katı Fazla Radyasyon Yayıyor.
  • Şeker Hastalığını Tedavi Etmek İçin Kullanılan İnsülin Domuzlardan Ve Koyunlardan Elde Edilmektedir.
  • Şuan Gözlerinizi Kapayın Ve 5'e Kadar Sayın.Gözlerinizi Açtığınızda 1300 İnsan Hayatta Olmayacak. Hayatımızın Ve Hayatımızdakilerin Kıymetini Bilelim..
  • Tek yumurta ikizi olan iki kadın, tek yumurta ikizi olan iki erkekle evlenip çocuk yaparlarsa, çocukları genetik olarak kardeş olacaktır.
  • Uzun süre haşlanan yumurta uzun zamanda öğütüleceği için vücudun harcadığı enerji miktarı yumurtadan daha fazladır. Haşlanmış yumurta bu yüzden çok iyi bir diyet yemeğidir.
  • Üzüldüğünde Ağlayan Kişilerde Kalp Damarları Açılır. Gözyaşı Döktüğümüzde Kalp Daha Az Sıkışır Ve Kalp Hastalıkları Riski Azalır.
  • Üzgün Olduğu Zamanlarda Ağlayan İnsanlar Rahatlar Ve Daha Rahat Uyurlar.
  • Üzüntülü Zamanlarda Tansiyonu Çıkan Kişiler Ağladığında Tansiyonlar Normale Döner. Böylece Ağlamak Tansiyona Bile İyi Gelmiş Oluyor.
  • Yapılan araştırmalara göre hamileliğinde horlayan kadınlar daha küçük bebeklere sahip olurlar.
  • Yapılan bir deney sonucunda sigara içindeki katran maddesinin bir farenin sırtına sürüldükten sonra farenin sırtındaki o bölgede kanser oluşmuştur.
  • Yatmadan önce 1 bardak su içmek; beyin kanaması ve kalp krizini önler.
  • Yediğimiz Bir Besinin Ağzımızdan Midemize Gitmesi 7 Saniye Sürer.
  • Yemekten Sonra Meyve Yemek Alkol Tüketmek Gibi Etki Yapar.
  • Yeni kesilmiş soğanı arının soktuğu yere sürerseniz ağrıyı alır ve şişmesini önler.
  • Zeki İnsanların Uykusuzluk Sorunları Vardır.


İnsanın Kulağı Neden Çınlar.!

Alkol alınca kulaklar neden çınlar
Kafa gürültüsü veya kulaklardaki çınlama (tinitus) yaygın görülür Tinitus Latince ’çınlamak’ anlamındaki tinnire’den gelmektedir Tinitus hastalık değildir Bir dizi sağlık sorununun neden olabildiği bir semptomdur Tinitus yaşla bağlantılı işitme kaybı veya kulak yaralanmasının sonucu olabilir ya da dolaşım sisteminizdeki bir hastalığın göstergesi de olabilir Çoğu insan tinitusu denetim altına alarak veya altında yatan nedenleri tedavi ederek semptomlarının zaman içerisinde iyileştirilebileceğini bulmuştur Tinitusun yarattığı ses rahatsız edici olabilse de hastalığın ciddi bir sorunun uyarısı olmasına ender rastlanır

Bulgu ve Belirtiler
Tinitus hiçbir dış ses olmadığı zaman kulağınızda sesler duymaya dair sinir bozucu bir hissi beraberinde getirir Belirtileri ve bulguları şunlardır: • Kulağınızda çınlama vızıltı ıslık veya tıslama sesi • İşitme kaybı Gürültü ton açısından alçak sesle kükremeden yüksek sesle çığlık atmaya kadar farklılık gösterebilir Bazı durumlarda ses o kadar yüksek olabilir ki düzgün biçimde konsantre olma veya duyma yetinizi etkileyebilir Kulak kirinin birikmesi tinitusu kötüleştirebilir Kulak kanalınızda fazla pislik olması dış sesleri duyma ve iç sesleri büyütme yetinizi azaltabilir

Sebepleri
İç kulağınızın içerisinde binlerce işitme hücresi bir elektrik yükü taşır Mikroskobik kıllar her duyu hücresinin yüzeyinde bir kenar oluşturur Bu kıllar sağlıklı olduğu zaman ses dalgalarının basıncına uygun olarak hareket eder Hareket bu hücreleri tetikleyerek işitme hücresi aracılığıyla elektrik boşaltmalarını sağlar Beyniniz bu sinyalleri ses olarak yorumlar
Eğer iç kulağınızın içindeki ince kıllar bükülür veya koparsa sürekli bir hareketlilik halinde rastgele hareket eder Yüklerini elde tutamayan işitme hücreleri beyninize rastgele elektrik itkilerini gürültü olarak ’sızdırır’

İç kulağınız içerisindeki işitme hücrelerinde meydana gelen hasar en yaygın olarak aşağıdakilerden ileri gelir:
• Yaşla ilgili duyma yitimi (presbikuz) Bu süreç genellikle 60 yaş civarında başlar
• İç kulağınızda travmadan ötürü hasar Duyma yetinizde meydana gelen bu aşınma uzun süre boyunca yüksek sese aşırı derecede maruz kalmadan ileri gelebilir Traktörler elektrikli testereler ve silahlar gürültü ile ilgili duyma yitiminin yaygın nedenleridir

Tinitusun diğer nedenleri arasında şunlar olabilir:
Bazı ilaçların uzun vadeli olarak kullanılması Yüksek dozlarda kullanılan aspirin ve belirli antibiyotik türleri iç kulak hücrelerini etkileyebilir Çoğu zaman bu ilaçları almayı bıraktığınızda istenmeyen gürültü kaybolur
Kulak kemiklerinde değişiklikler Orta kulağınızdaki kemiklerin sertleşmesi (otoskleroz) işitme yetinizi etkileyebilir
• Yaralanma Başınızda veya boynunuzda meydana gelen travma iç kulağınızda hasara neden olabilir

Dıştan gelen bir kaynak yerine kan damarları sisteminizdeki belirli rahatsızlıklar da kulakta baş gösteren tinitusa (pulsatile tinnitus) neden olabilir Bunlar:
• Ateroskleroz Yaşın ilerlemesi ve kolesterolün diğer yağ birikintilerinin artması ile birlikte orta ve iç kulağınıza yakın olan büyük kan damarları her kalp atışında hafifçe bükülme veya genişleme yetisi anlamına gelen elastikiyetlerinin bir kısmını kaybeder Bu da kan akışının daha güçlü zaman zaman daha çalkantılı hale gelmesine neden olarak kulağınızın vuruşları tespit etmesini daha kolay kılar
Yüksek kan basıncı Hipertansiyon ve stres alkol ve kafein gibi tansiyonu yükselten faktörler sesi daha da fark edilebilir hale getirebilir Başınızın konumunu değiştirmek genellikle sesin kaybolmasına neden olur
Çalkantılı kan akışı Şah damarında veya boyun atardamarında daralma ya da bükülme olması kan akışının çalkantılı olmasına ve kafada gürültüye neden olabilir
Kılcal hücrelerin kötü oluşumu Atardamarlar ile damarlar arasındaki bağlantılarda oluşan ve A-V kötü oluşumu adı verilen bir rahatsızlık kafada gürültüye neden olabilir
• Baş ve boyun tümörleri Tinitus başta veya boyundaki bir tümörün semptomu olabilir
Çoğu tinitus vakası zararlı değildir Öte yandan eğer tinitus devamlı hale gelir ya da daha da kötüleşirse veya işitme kaybı ya da baş dönmesi yaşarsanız doktorunuza görünün Doktorunuz gürültüyü azaltabilecek tedaviler ve gürültü ile daha iyi başa çıkmanıza yardımcı olacak teknikler önerebilir Eğer yaşla ilgili duyma yitimi olası bir nedeni değilse tek kulakta aynı anda meydana gelen tinitus ve işitme kaybının nedeni yaralanma nedeniyle iç kulağınızdaki bir sinirin zarar görmesinden ötürü olabilir ve doktorunuz tarafından değerlendirilmesi gerekir
Doktorunuzla birlikte belirtileri ve semptomları ne zaman başladıklarını ciddiyetlerini ve bunları neyin daha kötü hale getirebileceğini tartışabilirsiniz Doktorunuz için yararlı olan başka bir şey de yüksek tansiyon ve herhangi bir ilaç alıp almadığınız gibi diğer tıbbi rahatsızlıklarınızla ilgili bilgilerdir
Doktorunuz ayrıca kulağınızda pislik birikmesinin kulaklarınızdaki çınlamada payı olup olmadığını da görmek amacıyla kulaklarınızı muayene edecektir Buna ek olarak doktorunuz başınızın ve boynunuzun kulak etrafındaki bölümü üzerinde stetoskop ile ses dinleme girişiminde bulunacaktır Eğer iç kulağınızdaki hasar tinitusunuzun nedeni ise sizde öznel tinitus olabilir yani bunu sadece siz duyabilmektesinizdir Ancak doktorunuz damarlarla ilgili bir rahatsızlıktan ileri gelen sesler duyabiliyorsa nesnel veya pulsatil tinitus hastasısınız demektir

Öneriler
Bazen tinitusun semptomları zaman içerisinde iyileşir İyileşme sadece fiziksel değişikliklerin sonucu değildir ;çünkü kulaklarınızda meydana gelen her türlü hasar kalıcıdır ve geri dönülemez Bunun yerine birçok insan semptomları azaltmak için ayarlamalar yapmayı öğrenmektedir

Gürültünün şiddetini azaltmak ve buna olan direncinizi artırmak için şu teknikleri deneyin:
• Olası tahrik edicilerden kaçının Tinitus; yüksek sesler nikotin kafein kinin içeren maden suyu (sıtmayı tedavi etmek için kullanılan maddenin aynısı) alkol ve aşırı dozda aspirin nedeniyle daha da kötü hale gelebilir Nikotin ve kafein kan damarlarınızı sıkıştırarak damarlarınız ve atardamarlarınız içerisinden olan kan akışı hızını artırır Alkol kanınızın kuvvetini özellikle iç kulak bölgesinde daha fazla kan akışına neden olarak artırır
• Gürültüyü perdeleyin Sakin bir ortamda bir vantilatör hafif bir müzik ve kısık seste dinlenen radyo tinitustan kaynaklanan sesin örtülmesine yardımcı olabilir Bazı insanlarda hoş bir ses çıkaran işitmeye yardımcı cihazlara benzer aygıtlar olan tinitus gizleyicileri işe yarayabilir
• İşitme yardımcı cihazı takın Eğer tinitusa işitme kaybı eşlik ediyorsa işitmeye yardımcı cihazlar dışarıdan gelen sesleri çoğaltarak tinitusun gürültüsünü daha az belirgin hale getirebilir

• Stresi kontrol altına alın Stres tinitusu daha kötü kılabilir İster rahatlama terapisi ister biyo-geribildirim isterse egzersiz aracılığı ile olsun stres yönetimi biraz rahatlama sağlayabilir.