18 Ekim 2017 Çarşamba

Ağrınızı Hafifletmek İçin Sıcak Su

SICAK SU Ağrınızı hafifletmek için sıcak su dlu şişeyi bir havluya sarıp ağrıyan kulağınıza birkaç dakika hafifçe bastırabilirsiniz. 

ZENCEFİL Zencefil hem anti-inflamatuar etkisiyle iltihabı tedavi eder hem de doğal bir ağrı kesicidir. Zencefilin suyunu sıkıp kulağınıza damlatarak kulak ağrısını tedavi edebilirsiniz. Ya da bir çay kaşığı rendelenmiş zencefili 2 kaşık zeytinyağıyla karıştırıp 5-10 dakika beklettikten sonra ağrıyan kulağınıza birkaç damla damlatabilirsiniz.

Nane Kulak Ağrısına İyi Gelir

Nane yaprağı ve nane yağı kulak ağrısını hafifletici etkiye sahiptir. Taze nane yaprağından çıkardığınız sudan birkaç damla ağrıyan kulağınıza damlatın. Veya kulağk deliğinizin içine değil etrafına pamuklu bir bez yardımıyla uygulayabilirsiniz. Kulağınızın içine kaçırmamaya dikkat edin!

Sarımsağı Kaynatmanın Faydaları

Sarımsağı kaynatıp suyu ile de bakın neler yapılıyor. Galerimizden inanılmaz faydalı bilgiler öğreneceksiniz.

Daha çok küçük çocuklarda görülen kulak ağrısı genellikle orta kulakta sıvı birikmesinden ve enfeksiyonlardan kaynaklanır. Peki oldukça huzursuz eden kulak ağrısına ne iyi gelir? 

SARIMSAK Kulak iltihabına bağlı kulak ağrıları doğal antibiyotik ve analjezik olan sarımsak sayesinde hafifletilebilir. 2 kaşık susam yağıyla 1 kaşık ezilmiş sarımsağı pişirin. Soğuyunca yağı süzerek kulağınıza 2-3 damla damlatın.

10 Ekim 2017 Salı

Üzüm'ün Faydaları

Bir kilogram üzümün, içerdiği besin değerleri açısından, 1.150 litre süte, 390 gram ete veya 1.2 kilogram patatese eşdeğerdir.

  • Güçlü bir antioksidan olan üzüm kansere karşı koruyucudur. 
  • Vücuda ve beyne enerji ve kuvvet verir. 
  • Yorgunluğu giderir. 
  • İyileşmeyi hızlandırır. 
  • Unutkanlığa karşı faydalıdır. 
  • Sinirleri yatıştırır. 
  • Hazmı kolaylaştırır ve kabızlığı giderir. 
  • Böbrekleri çalıştırarak vücuttaki zararlı maddelerin vücuttan uzaklaştırılmasına yardımcı olur. 
  • Kanı ve vücudu temizler. 
  • Bulantıları önler. 
  • Karaciğer ve dalak hastalıklarına, romatizma ve gastrit şikayetlerine karşı etkilidir. 
  • Kan yapıcı bir besin olan üzüm kansızlara iyi gelir. Yüksek tansiyonu düşürür. Böbrek kumlarının ve taşlarının düşürülmesine yardımcı olur. Cildi güzelleştirir. Kuru üzüm ise damar sertliği ve yüksek tansiyona karşı faydalıdır.

Üzümü yerken ara ara çekirdeklerini de çiğnemek çok faydalıdır. Üzüm çekirdeği dişlerinizin arasında ezilirken, içerdiği OPC-kompleksi de açığa çıkacaktır. Bu OPC-kompleksinin öylesine güçlü antioksidan özelliği vardır ki bugüne kadar araştırılmış ve incelenmiş hiçbir meyvede ve çekirdeklerinde bu özellikte ve güçte antioksidan yoktur. Üzümün kendisinde de OPC vardır. 

Ancak, çekirdekleri çok daha güçlü olan OPC-kompleksi içerir. Üzümün çekirdeklerini dişlerinize zarar vermeyecek şekilde dikkatlice çiğnemeniz gerekir. Bu çekirdekte bulunan OPC-kompleksi, özellikle yıllar içerisinde kırılganlaşan kılcal damarların esneklik kazanmasında ve kan sirkülasyonunda önemli bir takviyedir. 

Cilt hücrelerine oksijen ulaşımını hızlandırma ve cilde tazelik verme özelliği de vardır. Kalp damarlarının içten yağ bağlamasında da önleyici gücü mevcuttur.

VİŞNE FAYDALARINA SİZ DE ŞAŞIRACAKSINIZ

İlkbahar ayları geldikçe, ağaçların çiçekleri açar ve meyveler çıkmaya başlar. Pazarda, manavda birçok meyveyi aynı anda görmek mümkündür. Vişne, kiraz, erik, dut gibi meyveler pazar tezgahlarını süslemeye başlar. Bolca bulunan bu meyveleri çocuktan büyüğe birçok kişi severek tüketir.

Latince adı Prunus cerasus olan vişne, ilkbaharda çıkan meyveler arasındadır. Kiraza çok benzer. Fakat kirazdan farkı tadının hafif mayhoş ve ekşi olmasıdır. Bu yüzden genellikle taze olarak tüketilmez. Meyve suyu, reçel yada marmelat yapımında sıkça kullanılır. Hele ki yaz aylarında sıcak havalarda buz gibi meyve suyu herkes tarafından tüketilir. Hem ferahlık verir hem de serinletici özelliği vardır.

VİŞNE FAYDALARINA SİZ DE ŞAŞIRACAKSINIZ

Bu şifalı meyve, latince adının cerasus olmasından dolayı çok eski zamanlarda kerasus olarak da anılırdı. Tabii yörelere göre farklı isimler ile adlandırılabilir. Sağlık için faydaları da oldukça fazladır. 

İşte vişne faydalarından bazıları:

  • Yaşlanma karşıtı bir meyvedir. Anti ageing özelliği vardır. Genç kalmanın sırları bu şifalı meyvede saklıdır.
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir.
  • Göz için de büyük fayda sağlar.
  • İyi bir A ve C vitamini kaynağıdır.
  • Kalsiyum, demir ve fosfor gibi mineralleri içerir.
  • Kabakulak, su çiçeği ve kızamık gibi hastalıklara yakalanma riskini de azaltır.
  • Sinir sistemini de düzenleyici etkisi vardır.
  • Kalp dostudur, kalp sağlığı için büyük fayda sağlar.
  • Kansere karşı da koruma sağlar. Özellikle prostat ve kolon kanserine karşı koruma sağlar.
  • Saçlarınızın dökülmesinden mi yakınıyorsunuz? Bu leziz meyve saçların dökülmesini de engeller.
  • Uykusuzluğa karşı da faydalıdır.
  • İyi bir antioksidandır.
  • Sindirim sistemine de fayda sağlar. Kabızlık sorununu giderici etkisi vardır.
  • Kanser hücrelerinin büyümesini engeller.
  • Bakterilerden ve mantarlardan korur.
  • Grip, nezle ve soğuk algınlığına karşı da önleyici etkisi vardır.
  • Boşaltım sistemine de fayda sağlar. Bağırsakları hastalıklara karşı korur.
  • vişneGöz yapısını, görme sistemine de faydalıdır.
  • Kolesterolü düzenleyici etki yapar.
  • Parkinson hastalığına karşı da koruma sağlar.
  • Beyin ve sinir sistemi için oldukça yararlıdır. Beyin fonksiyonlarını geliştirir.
  • Beyine fayda sağlaması sebebiyle alzheimer hastalığına karşı da koruma sağlar. Unutkanlığa karşı etkilidir.
  • Damar sertleşmesine karşı da yarar sağlar.
  • Depresyona, strese karşı da faydalıdır.
  • Lif içeriği yüksektir.
  • Kalp atışlarını düzenler, kalp hastalıklarına karşı korur. Bunun sonucunda kalp krizi riskini de azaltır.

VİŞNE SUYUNUN FAYDALARI NELERDİR?

Bu leziz meyvenin taze tüketiminin yanında vişne suyu olarak tüketilmesi de büyük fayda sağlar. 

İşte vişne suyunun faydaları:

  • Ferahlık ve serinlik sağlar.
  • Ürik asit seviyesini azaltır.
  • Bağırsakları yumuşatıcı özelliği vardır.
  • Vişne gut hastalığına yakalanma riskini azaltır.
  • Cildi nemlendirir, vücudu toksinlerden arındırır.
  • Yüksek demir içeriği nedeniyle anemi yani kansızlık sorununa karşı da faydalıdır.
  • Vücut ağrılarını geçirir, iltihaplara karşı da fayda sağlar.
  • Anti kanserojen özelliği vardır.
  • Kolon kanseri ve mide kanserine karşı koruma sağlar.
  • Diyabete karşı da korur.

VİŞNENİN KULLANIM ALANLARI

Bu leziz ve şifalı bitki, meyve suyu sektöründe kullanılabilir. Ayrıca reçel olarak da tüketilebilir. Tatlıların ve pastaların içinde de taze meyve olarak kullanılabilir.

Yoğurdun Faydaları

Yoğurdun faydaları arasında ilk akla gelen kemik sağlığı için önemli kalsiyum minerali bakımından zengin olması ancak yoğurdun faydası sadece bu değil. Sindirimi düzenlemekten, vitamin ve minerallere, kilo vermeye yardımcı olmaktan kan basıncının düzenlenmesine kadar pek çok faydası bulunuyor.

Tabii her yoğurt birbirinin aynı değil. Beslenme uzmanlarının önerisi organik ve yağsız yoğurtların tüketilmesi yönünde.

Özellikle grip ve soğuk algınlığının yaygın olduğu kış aylarında düzenli olarak yoğurt tüketmek bağışıklık sistemini güçlendiriyor ve bu tip hastalıklara karşı vücudun direncini arttırıyor.

Yoğurdun Sağlığa Faydaları

Osteoporoz: Kemik dokusunun içinde anormal derecede boşluklara neden olan osteoporozun önlenmesi ve tedavisi sürecinde beslenme önemli bir rol oynamaktadır.

Kalsiyum bakımından zengin yoğurt, kemik yoğunluğunun korunmasında ve hastalığın gelişiminin yavaşlatılmasında tüketilmesi önerilen gıdalar arasında ilk sıralarda gelmektedir.

Kemik sağlığını korumak ve kemikle ilgili hastalıklara önlem almak için önerilen günlük kalsiyum miktarı 1000-1300 mg arasındadır. Bu miktarı yağsız organik yoğurt, yağsız peynir çeşitleri, beyaz fasulye, kale, brokoli ve yağsız süt gibi gıdalardan alabilirsiniz.

Hipertansiyon: Kan basıncının normalden yüksek olması durumu olan hipertansiyon çoğunlukla hiç bir belirtiye yol açmaz ve zaman için damarları tahrip ederek kalp ve damar hastalıklarının önünü açar.

Sık sık tansiyon ölçümü yaptırmak tansiyonu kontrol altında tutmak adına önemlidir.

Amerikan Kalp Derneği’nin 2100 kişiyle yaptığı ve 15 yıl süren çalışmaya göre, düzenli olarak yağsız yoğurt yiyenlerin yemeyenlere göre yüksek tansiyona yakalanma riski %30 daha az. Araştırmaya katılanların günlük olarak tükettiği yoğurt miktarı yarım kase (yaklaşık 100gr) yağsız yoğurt.

Sindirim: Bağırsaklarda bulunan ve tüketilen gıdaların sindirimi sırasında kullanılan “iyi bakteriler”in sayısı azaldığında kabızlık gibi sindirim sorunları görülür.

Bu bakterilerin temel görevi gıdaların parçalanmasıdır. Yoğurt bu iyi bakterileri içerir ve bu özelliği ile kabızlığa karşı koruma sağlar, sindirimi kolaylaştırır.

Ancak sindirime yardımcı olan bakteriler her yoğurtta aynı miktarda bulunmaz. Eğer yoğurdu sindirimi düzenleme amaçlı tüketecekseniz bağırsak mikroflorası için faydalı mikroorganizmaları içeren ve bu amaçla üretilen “probiyotik yoğurt” satın alın.

Kolon Kanseri: Yoğurdun sindirimi kolaylaştıran etkisi kolon kanserine karşı koruma amaçlı olarak önerilen gıdalar arasında yer almasını sağlıyor.

Düzenli olarak yoğurt yemek kabızlığı önlerken bu bölgede kanserin önünü açan zararlı patojenlerin birikmesini engelliyor. Bu konuda 45,241 kişi (14,178 erkek; 31,063 kadın) ile yapılan araştırmada günlük yoğurt tüketiminin özellikle erkeklerde kolon kanseri riskini azalttığı tespit edilmiş.

Ancak yoğurdun kolon kanserinden korunmaya etkisi üzerine daha çok sayıda bilimsel araştırmaya ihtiyaç duyulmaktadır.

Ülseratif Kolit: Bir bağışıklık sistemi hastalığı olarak kabul edilen ve kesin bir tedavisi bulunmayan ülseratif kolitin en sık görülen belirtisi uzun süre devam eden ve zaman zaman kanlı olarak görülen ishaldir.

Ülseratif kolitin yol açtığı rahatsızlıkların hafifletilmesi ve iltihabın azaltılması için genellikle antibiyotikler kullanılır. İlerleyen durumlarda cerrahi müdahale düşünülebilir.

Yoğurt ülseratif kolit hastalarında sindirimin düzenlenmesi ve kullanılan antibiyotikler nedeniyle sindirime yardımcı olan bakterilerin sayısını arttırmak için önerilen gıdalar arasındadır.

Enfeksiyonlar: Yoğurt, enfeksiyonel hastalıklara karşı vücudun direncini arttırarak özellikle kış aylarında sık görülen gribe yakalanma riskini düşürür. Bu konuda yapılan bir çalışmaya göre düzenli olarak yoğurt yemek hastalık (grip) sürecini %20 oranında kısaltıyor.

Yoğurt aynı zamanda bağırsak, vajinal ve solunum yolu enfeksiyonlarına karşı da koruma sağlıyor.

Diyabet: Diyabet diyetinde tüketilen karbonhidrat miktarının dikkatli izlenmesi ve karbonhidrat içeren gıdaların mümkün olduğunca az tüketilmesi önemlidir.

Protein bakımından zengin olan ve diğer pek çok atıştırmalığa göre çok daha az miktarda karbonhidrat içeren yoğurt gün içinde daha az karbonhidrat tüketmenize yardımcı olabilir. Tabii her yoğurt aynı değildir.

Bu nedenle yoğurt seçerken az yağlı olmasına, organik olmasına ve şeker içermemesine dikkat edin. Bu bilgileri ambalajın üzerindeki “içindekiler” veya “besin değeri” bölümünde bulabilirsiniz.

Yoğurdun Diğer Faydaları

Kilo Kontrolü: Yoğurt yüksek kalorili atıştırmalıklara oranla daha uzun süre tok hissetmenizi sağlar. Ayrıca yüksek mineral ve vitamin içeriğiyle besin değeri yüksektir.

Yoğurdun kilo vermeye etkisi üzerine Tennessee Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre, diyet yaparken atıştırmalık olarak yağsız yoğurt yiyenler hiç atıştırmalık yemeyenlere oranla %22 daha fazla kilo veriyor ve bel bölgesindeki yağları %81 oranında daha fazla yakıyor.

Bunun nedeni kendinizi aç bırakmayıp yoğurt yediğinizde az kaloriyle metabolizma hızının düşmesini önlemeniz. Ayrıca açlığın neden olduğu halsizlikten bu şekilde korunabilirsiniz.

Vitamin ve Mineraller: Kemik sağlığı için kritik öneme sahip kalsiyum ve potasyum bakımından zengin olan yoğurt ayrıca sinir sisteminin normal fonksiyonlarının korunmasına yardımcı olan B12 vitamini içermektedir. 200 gram yoğurt kadınlarda günlük B12 vitamini ihtiyacının yaklaşık %60’ını tek başına karşılar.

Menopoz: Yoğurt menopoz döneminde görülen terlemeleri azaltmak için tavsiye edilmektedir. Yine bu dönemde görülen kemikle ilgili problemlerin riskini azaltmak için tüketilebilir.

Beyin Fonksiyonları: Kaliforniya Üniversitesi (UCLA) tarafından yapılan bir araştırmaya göre probiyotik gıdalar beyin fonksiyonlarını geliştiriyor.

Yoğurdun Besin Değeri
100 gr yağsız yoğurt;

  • 56 kalori
  • 2 mg kolesterol
  • 8 gr karbonhidrat
  • 8 gr şeker
  • 0.9 mg C vitamini
  • 0.2 mg riboflavin
  • 0.1 gr niasin
  • 0.1 mg B6 vitamini
  • 12 mcg folat
  • 0.6 mg B12 vitamini
  • 199 mg kalsiyum
  • 0.1 mg demir
  • 19 mg magnezyum
  • 157 mg fosfor
  • 255 mg potasyum
  • 77 mg sodyum
  • 1 mg çinko
  • 1 mg omega 3 yağ asidi
  • 4 mg omega 6 yağ asidi içerir.


Ayı Yağının Faydaları Nelerdir?

Ayı Yağı, günümüzde kullanım alanı pek bulunmamaktadır. Bu yağın kullanımı genellikle eski zamanlarda çok yoğundur. İnsanlar bu yağı genellikle deri yoluyla kullanırdı. Fakat yinede ağız yoluyla tüketenlerde vardır. Dinimiz yönünden bu hayvanın eti ya da sütü yenilmesi haramdır. Bu nedenle günümüzde çoğu insanın bu nedenden dolayı tüketmekten çekindiği bu yağ ağrıların giderilmesinde eskilerin en gelişmiş tıp idi. 

Osmanlı zamanında yaralar üzerine sürülerek sarılan bu yağın çok büyük etkisi olduğu söylenmiştir. Aynı zamanda bu yağ eskilerde İngiltere'de boyunda gerçekleşen iltihaplanmalardan dolayı kullanılırdı. Ayının iç organlarından elde edilen bu yağ katı bir görünüme sahiptir. Dinimizce bu yağın ağızdan alınması haramdır. Fakat ölüm gibi kayıplar varsa bu yağ ağızdan da kullanılabilir.

Ayı yağı yumuşatıcı ve gevşetici etkisi çok fazladır. Bu nedenle ağrının olduğu bölgelere sürülerek temiz bir bandaj yardımı ile sarmak, ağrıların kısa sürede geçmesini sağlayacaktır. Bu yağ sürülmeden önce bölgenin temiz bir şekilde silinmesi ve gerekirse bakterilerden arınması için yıkanması gerekmektedir.

İnsanların büyük sorunlarından olan sedef hastalığı olan kişiler bu yağı ciltlerine masaj yaparak yedirmeleri sureti ile kullanabilirler. Bu yağ bu hastalıkta da kendisini göstermektedir. 

Ayı yağı kel bölgelerde etkili olabilir. Irsi olarak dökülüp kelleşmiş bölgelerde etkisi daha az görülen ayı yağı, saç olmayan bölgelerde saçın çıkması için etkiler gösterir. Bu sorun birçok insanın sorunudur. Öyle ki bu insanlar çözümü tıbbi tedavilerde aramaktadır. Bu yağın kel bölgelerde en azından denenmesi ısrarla önerilir. 

Bu yağ nasıl saçı çıkarır? diye merak eden insanlara şöyle açıklayabiliriz: Kel bölgeye masaj gibi sürülen bu yağ deri yoluyla emilir ve kıl gözeneklerinden girer. Yağın kıl köklerini genişleterek ve saç köklerinin büyüme fazını hızlandıran bir etkisi vardır. Bu ilacı uzun süreler kullanmazsanız etkisini görmeyebilirsiniz. Bu nedenledir ki ayı yağını uzun süreler kullanın böylelikle sizlerde etkisini hızlı ve iyi şekilde göreceksiniz. 

Ayı yağı aslında doğal bir ilaç niteliği taşımaktadır ve birçok tıbbi ilaçtan daha çok etki göstererek kendisini kanıtlamaktadır ama en çok yumuşatıcı etkisiyle ortaya çıkmaktadır.

Ayı Yağı

Tıp biliminin gelişmesi ile birlikte yeni yeni birçok kimyasal ilaçlar çıkarılmaktadır. Bu ilaçlar bir yerden insan vücuduna fayda verirken diğer yerden diğer organlarınıza zarar vermektedir. Hiç düşündünüz mü yuttuğunuz bir ağrı kesicinin bile diğer organlarınıza ne kadar zahmet vererek ayrıştığını. Bu nedenle her zaman ilk tercihiniz bitkisel ve doğal ilaçlar olsun. Bitkisel ilaçlar kişi vücuduna yanlış kullanım gerçekleşmediği sürece zarar vermez. Yinede istisnalar vardır tabi ki. 

Örneğin bazı bitkilere alerjisi olan insanlar ya da sürekli olarak tıbbi ilaç kullanan insanlar. Sürekli tıbbi ilaç kullanan insanların öncelikle doktor tavsiyelerini almalarında fayda vardır. Ayı yağını elde etmek için güvendiğiniz ve bildiğiniz yerlerden temin edin. Dışarıda satılan ve içinde ne olduğu bellisiz yağlardan uzak tutun. Son olarak söylemek istediğim şey bu yağı hamilelerin ve çocukların kullanımında öncelikle bir doktor bilgisi alarak yapın. Aksi halde bazı yan etkiler ve olumsuz durumlarla karşılaşabilirsiniz.