15 Haziran 2017 Perşembe

Badem'in Faydaları

Badem: (Echte Mandel / Amandie / Almond tree)
Gülgillerden bir çeşit ağacın yemişidir. Meyvesi ancak çağla halindeyken yenir. Olgunlaştıktan sonra, sert kabukla kaplı olan içi yenir. Hekimlikte kullanılan kısmı da burasıdır. Başlıca 2 çeşidi vardır.
- Acı Badem
- Tatlı Badem

Faydası :
* Badem, bedeni ve zihni yorgunluğu giderir.
* Hamilelerin zayıf düşmemesini sağlar.
* Sütle içilirse mideyi kuvvetlendirir.
* Kabızlığı giderir.
* Nekahat devresini kısaltır.
* Böbrek mesane ve tenasül yollarındaki iltihapları giderir.
* Baş ağrısı, karaciğer ve böbrek ağrılarını hafifletir.
* Bronşit, boğaz ağrısı, anjin, boğaz yanması ve akciğer hastalıklarında faydalıdır.
* Bademyağı kabızlığı giderir.
* Egzama ve kaşıntıların verdiği rahatsızlıkları azaltır.
* Böbrek ve mesane taşlarının düşürülmesine yardım eder.
* Kulak ağrılarını dindirir.
* Yumurtayla karıştırılıp da, basur memelerine sürülecek olursa, ağrı ve yanmaları giderir.

14 Haziran 2017 Çarşamba

Ayı sarımsağı (Allium ursinum)

İlkbahar müjdecilerinin en başta gelenlerinden biridir. Orman sarımsağı ve cadısoğanı isimleriyle de bilinir. Her ilkbahar, bize güneş ve sıcak için yeni bir umut getirir. İçimiz yine şenlenir, ilk yeşilliklerle sevinir ve bunların tümünün Yaradan'ın iyiliklerle dolu armağanları olduğunu düşünürüz. Bu yeni ve görkemli yeşillikle birlikte, bizler de, sağlık açısından hiçte küçümsenemeyecek derecede tazelik kazanabileceğimiz, bir doku yaşlanmasını yavaşlatma ve beden temizliği kürüne başlayabiliriz.

Ayısarımsakları, inci çiçeğininkini (Mayıs Çiçeği) andıran, neşter biçimindeki cilalanmış gibi parlayan taze yeşil yaprakları, saydam bir beyaz tabaka ile örtülü, uzunca bir soğandan çıkarlar. Üstünde beyaz çiçek yuvarlakları olan açık yeşil ve pürüzsüz sapı 30 cm kadar uzar. Ayısarımsağı, yalnızca bitkisel topraklı, nemli çayırlarda, gölgeli ve nemli dere kıyılarında, çalılıkların altında, yapraklı ağaç ormanlarına yetişir.

Bitki daha görülmeden, keskin sarımsak kokusu çevreye yayılır. Bu koku ona yabani sarımsak adını da kazandırmıştır ve gerek inci çiçeğinin yaprakları, gerekse zehirli güzçiğdemi veya acıçiğdem (Otlak Safranı-Colchicum autumnale) ile karıştırılmasını kesinlikle önlemiştir. İlkbaharda, tabanı nemli ormanlıklar ayısarımsağının taze ve yeşil yaprakları ile kaplanır. Nisanda, Mayısta ve bazen daha da erken yeşermeye başlar. Çiçekleri ise, ancak mayıs ortasında veya haziranda görülür.

Bitki, genellikle bildiğimiz sarımsağımızın özelliklerini paylaşır, ancak çok daha güçlüdür. Bu nedenle o, doku yaşlanmasını yavaşlatma kürü için vazgeçilemez bir bitkidir ve kronik deri hastalıklarına karşı da çok başarılıdır. Yapraklar kuruduklarında şifalı güçlerini yitirdiklerini için, taze bitki kullanımına önem verilmelidir. İnce kıyılarak, tereyağlı ekmeğin üstüne serpiştirilip yenebilir. Ayrıca, yine ince kıyılarak, aroma katkısı için çorbalara (kaynatılmadan ), haşlanmış patatesin üstüne ve maydanozla tamamlanan daha başka yemeklere kullanılabilir. Yapraklar, ıspanak veya salata gibi de hazırlanabilir. Fakat, miktar fazla tutulduğunda rahatsız edici bir tat oluşturduğu için, ıspanak gibi pişirilmek istenildiğinde ısırganotu ile karıştırılarak kullanılmalıdır

Bitkinin genç yaprakları nisan ve mayısta, yani çiçeklenmeden önce, soğanı ise yaz sonunda veya sonbaharda toplanır. Ayısarımsağı soğanı, aynen sarımsak gibi kullanılabilir. Mideleri duyarlı olan kişiler, yaprakları ve soğanı ince doğrayıp üstüne sıcak süt dökmeli, 1-2 saat beklettikten sonra, bu sıvıyı içmelidirler.

Bitkinin iyileştirici gücüne bütün bir yıl boyunca sahip olmak isteyenler ise, bir ayısarımsağı tentürü hazırlayabilirler. Bu tentürden her gün 10-12 damla, biraz suya karıştırılarak alınır. Bu damlalar, kusursuz bir zihin açıklığı kazanılmasına yardım eder, atardamar sertliğine karşı önlem yerine geçer.

Ayısarımsağı, sindirim sistemini çok olumlu etkiler. Aşırı ve kronik ishallerde, bunlar gaz ve kolik eşliğinde olsalar bile, oldukça etkili olabilir . Ayrıca, eğer bağırsak krampı veya yorgunluğu nedeniyle oluşmuşsa, kabızlıkta da çok başarılı sonuçlar verebilir.

Kurtlar ve hatta bağırsak solucanları, bir süre ayısarımsağı kullandıktan sonra yok olurlar. Bağırsakların çalışma randımanı artınca, yaşlı kişilerde görülen, hareketsizlikten veya bağırsakların doluluğundan kaynaklanan rahatsızlıklar da sona erer.

Mideden kaynaklanan kalp düzensizlikleri, uykusuzluk, aynı zamanda, atardamar sertliklerinin veya yüksek olan kan basıncının yol açtığı baş dönmesi, kafada basınç ve soluk alma düzensizlikleri de azalır, basınç fazlalığı zamanla normalleşir.

Ayısarımsağı şurubu, sürekli balgam çıkaran ve bu nedenle soluk alma zorluğu çeken yaşlı kişiler için de faydalı olan bir iksirdir. Kronikleşmiş öksürüklerde bile göğsü yumuşatabilir ve böylece, soluk alma zorluklarını ortadan kaldırır. Genellikle yaşlı kişilerde oluşan ödemlerde ve akciğer rahatsızlıklarında bu iyileştirici şurup başarıyla kullanılabilir.

Kullanılan taze yapraklar böbrekleri ve mesaneyi temizleyerek, idrar söktürür. Zor iyileşen yaralar, üstlerine taze bitki özsuyu sürüldüğünde hızla iyileşebilir. Bitki, kendisini özellikle sivilceli ciltlerde kanıtlamış bir kan temizleyicidir.

Ünlü herbalist Künzle, özellikle bu bitkiyi çok överdi: “O, tüm bedeni temizler, zararlı ve inatçı maddeleri dışarı atar, sağlıklı kan yaptırır, zehirli maddeleri öldürür ve dışarı atar. Oldum olası hastalıklı kişiler, liken hastaları, soluk benizliler, yılancık ve romatizma hastalığına yakalananlar, ayısarımsağına altın gibi saygı duymalıdırlar. Yeryüzündeki başka hiçbir bitki, midenin, bağırsakların ve kanın temizlenmesinde böylesine etkili değildir. Genç kişiler gül çardakları gibi çiçeklenecekler ve güneşin altındaki bir çam kozalağı gibi gelişeceklerdir."

Kullanım Biçimleri :
Aroma ve Baharat : Taze bitki yaprakları, maydanoz gibi doğranarak, tereyağlı ekmeğin, çorbaların, salataların ve et yemeklerinin üstüne serpiştirilir.
Ayısarımsağı Tentürü : İnce doğranmış yapraklar veya soğanlar, bir şişenin boğazına kadar gevşekçe doldurulur, üstüne, bitkileri aşacak miktarda, iyi kaliteli konyak eklenir ve 14 gün güneşte veya sıcak bir ortamda, arada bir çalkalanarak bekletilir ve sonunda süzülür. Günde 4 kere, biraz suyun içine 10-12 damla karıştırılarak alınır.
Ayısarımsağı Şurubu : Bir avuç dolusu ince kıyılmış bitki yaprağı, iki bardak dolusu beyaz şarap içinde kısaca kaynatılır, isteğe göre, bal veya reçelle tatlandırılır ve gün boyunca yudumlanarak içilir.

Acur Ekimi, Bakımı ve Faydaları

ACUR Cucumis Anguria (syn. C. Melo var flexuosus)
KÖKToprak yapısına bağlı olarak değişiklik gösterir,kıraç arazilerde derine gider, elverişli topraklarda yüzlek kalır.
GÖVDE1-2 m kadar uzayabilir. Başlangıçta otsu,yuvarlak kesitli sonradan selülozik bir yapı kazanıp köşeli görünüm alır.
YAPRAK
Kavun yaprakları gibi yuvarlak,kalp şeklinde veya beş köşeli olabilir. Uzun ve oluklu,tüylü, yaprak sapları vardır.

ÇİÇEKKavun çiçeğine ve kabakgillerin çiçeğine benzer.
MEYVEMeyveler 45-90 cm uzunlukte 2.5-7.5 cm gibi farklı çap uzunluk ve renklerdedir. Eğri, yuvarlak veya orak şeklinde olabilir. Renkleri gri-beyazdan koyu yeşile kadar değişir. Meyveler sertleşmeden hasat edilir ve değerlendirilir.
İklim İstekleri
Optimum çimlenme sıcaklığı 25-30 derecedir (min 15).
Yüksek sıcaklıkların çimlenme ve gelişim üzerine olumsuz etkileri vardır. Optimum gelişme sıcaklıkları 20-30 dereceler arasıdır.

Toprak İsteği
Geçirgen, su tutani, organik ve besin maddelerince zengin tınlı topraklarda iyi yetişir. Ağır topraklarda kök hastalıkları artarken,kumlu topraklarda sulama sorunu vardır.

Yetiştirme Şekli
EKİM
Doğrudan tohumla üretilir. Toprak hazırlığı ve ekim kavun karpuzda olduğu gibidir. Sıra arası ve üzeri değerleri:120-150x50-100 dür.Tohumlar ıslatılılır ve bir kaçı birlikte dikilir.

ÇAPALAMA
Her ocakta çepinle kaymak kırılır ve en iyi gelişen birkaç bitki bırakılır. 10-15 boya geldiklerindeyse boğazları doldurulur. Sıra araları dallarla dolana kadar makine ile işlenir ve yabancı ot temizliği yapılır.

GÜBRELEMEOrganik maddece zengin toprakları sever, çiftlik gübresi veya suni gübre verilir. Miktarı hafif bünyeli ve kıraç arazilerde artırılmalıdır, dekara 2-4 ton çiftlik gübresi, 3-6 kg azot, 4-6 kg fosfor ve 5-6 kg potasyum verilir.
OLGUNLUK,HASAT ve DEPOLAMA
Hasat meyveler sertleşmeden,belirli bir renk ve büyüklüğe gelinince yapılır. Hasat gecikirse çekirdek evi boşalır,tüyler azalır,çekirdek rengi değişir ve sertleşir. Hasat ya sabah erken **** akşam gün batımında meyve sapından kesilerek yapılır. Genellikle depolanmadan tüketilir, ama buzdolabında 1 hafta tutulabilir.

VERİMDekardan 1.5-2 ton ürün alınır. Ürün miktarı yetiştirme şartlarına, toprağa, iklime, bitki sıklığına ve çeşide bağlıdır.
TOHUM ÜRETİMİ
Tohumdan tohuma metoduyla tohum elde edilir. Tohum hasadı zamanına gelmiş meyveler oldukça büyük olurlar. Hasat edilen meyveler boylamasına kesilip tohumlar alınır ve yıkanır. Dekardan 10-15 kg tohum elde edilir.


Kaynak: Kültür Sebzeleri (Sebze Yetiştirme)
Yazar: Prof.Dr.Hüseyin Vural, Doç. Dr.Dursun Eşiyok, Yrd. Doç.Dr. İbrahim Dduman
Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü 2000

Akköpekotu'nun Faydaları

Latince Adı: Marrubium
Diğer İsimleri: Bozot, Köpekayası
GENEL ÖZELLİKLERİ
Ballıbabagiller familyasındandır. Anayurdu bilinmeyen Marrubium cinsi köpekotlarının 15 kadar türü vardır. Bunlardan konumuzla ilgili olan Akköpekotu (M. vulgare) Avrupa, Akdeniz havzası ülkeleri ve Türkiyede görülmektedir. 60 cm. kadar boylanabilen çokyıllık dayanıklı otsu bitkidir. Dört köşe kesitli, tüylü ve dallara ayrılan yapılı gövdesi kirli beyaz renktedir. Gövde ve saplar üzerinde karşılıklı dizilmiş durumdaki kalp biçimli, üzerleri kırışıkmış gibi görünen yapraklarının kenarları dişli ve yaprak ucu yün gibi tüylerle örtülü olur. 

Bu yapraklar meyve gibi kokarlar. Bitkinin küçük beyaz çiçekleri, ikinci yılının yaz ortasından sonbahar başına kadar yaprak koltuklarında açar. Olgunlaşan çiçekleri 2 mm. uzunlukta gözyaşı biçimli ve koyu kahverengi, parlak görünüşlü tohumlar verir. Bol güneşli ve soğuk rüzgarlardan korunmalı yerleri seven akköpekotu, alkalik ve kuruca toprakları yeğler. Döktüğü tohumlarıyla çoğalır.

Bedene yararlı etkileri Eski Mısırlılar tarafmdan bilinen ve ünlü hekim Hipokrat tarafından övülen akköpekotu, uzun süreler öksürüğe karşı tek ilaç olarak kullanılmıştı. Bitkinin topraküstü kesimleri marrubin adlı madde ile uçucu yağ, yapışkan bitki sıvısı, tanen ve bolca C vitamini içerir. Bitkinin çiçekleri, balarılarını, bulunduğu bahçelere çekerken, yapraklarının demlendirilmesiyle elde edilen infüzyon, pompalara konularak ağaçlardaki yaprakçık bitine ve tabaklara konularak sineklere karşı yok edici olarak kullanılır. Bazı yerlerde köpekotunun kurutulmuş yaprakları baharat olarak kullanılmaktadır.

Etki ve Kullanım:
Akköpekotunun tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle sıralanabilir:
• Terletici, balgam söktürücü, göğsü yumuşatıcı ve spazm çözücü etkileri vardır. Solunum yollarının mukozasını destekler. Bronş kaslarına gevşeme, ve rahatlık verir. Bütün bu etkileriyle öksürük, bronşit ve boğmaca gibi hastalıkların iyileştirilmesinde yararlı olur.
• Soğuk algınlığı belirtilerinin ilk görülüşünde alınması, nezle ve soğuk algınlığı durumunun kolay atlatılmasmı sağlar.
• Safra salgılarını artırır. Bu etkisiyle iştahsızlığı giderir, sindirimi kolaylaştırır.
• İdrar ve gaz söktürücüdür.
• Kalp yangılarını hafifletir.
• Kurt (solucan) düşürücü etkisi de vardır.
Bu etkileri sağlamak üzere, akköpekotunun yaprakları ve çiçekli sapları yaz ortası ile sonbahar başı arasında, bitki çiçekli iken toplanıp 35 C dereceden sıcak olmayan gölge bir yerde özenle kurutulur. Kurutulmuş çiçek karışımından yarım 1/2-1 yemek kaşığı alınıp 1 bardak kaynar suyun içine konulur. 10-15 dakika demlendirilerek elde edilen infüzyondan günde üç kez birer bardak içilir.
• Akköpekotu aynı zamanda etkili bir yara iyileştiricidir.
Bunun için, 1 tatlı kaşığı doluşu kurumuş yaprak karışımı 1 bardak suda kaynama noktasına kadar ısıtılır. Sonra ateşi kısılarak 10 -15 dakika daha ısıtma sürdürülür. Böylece elde edilen dekoksiyon soğutulup dıştan yaralara uygulanır.

Böbrek Kumuna Ne İyi Gelir

Böbrek Kumuna Ne İyi Gelir, Böbrek kumuna ne iyi gelir, konusuna geçmeden önce belirtmek gerekirse, böbrek kumları böbrek taşlarının ufak boyutlarındaki haline denir. Ve böbrek taşlarının yapmış olduğu, ani ağrıları ve sancıları böbrek kumları olan hastalarda çekmektedir. Bundan dolayı, oluşan bu kumların zamanla büyümemesi için günlük hayatımızda yediğimize ve içtiğimize dikkat etmeliyiz.

Aksi takdirde böbrek kumlarının çok büyümeden dökülmesini sağlamak yerine, böbrek kumları büyüyerek taş halini alır. Buda hastaları dahada yıpratarak cerrahi operasyonlara maruz bırakabilir. Peki böbrek kumlarına ne iyi gelir. Neler yapmalıyız veya nelere dikkat etmeliyiz.  Bunları ayrıntılı bir şekilde maddeler halinde sizler için sıralayacak olursak;

* Böbrek kumuna iyi gelen ve bir numaralı şifa kaynağı "su"dur. Evet bol bol su tüketmelisiniz. 

Böbrekler için neden bu kadar önemlidir su tüketmek. Örnek vererek açıklayacak olursak; böbreklerde oluşan kumlar, oksalat, fosfat, ürat ve sistin kristallerinin gibi kimyasal oluşumların böbreklerde erimeyerek katılaşması halinde bu kumlar oluşur. Bu oluşumların eriyebilmeleri ve ayrışmaları su ile gerçekleşir.

Yani örnek verecek günümüzde kullandığımız kimyasal ürün olan boyalarda çözülmesi için su katarız. Ne kadar çok su kullanırsak boyanın keskinliğini o kadar çok almış oluruz. Aynı mantık böbreklerde oluşan kimyasallar içinde geçerlidir. Ne kadar çok su içersek bu kumları o kadar çok ayrıştırıp idrar yoluyla böbreklerden atabiliriz. Bu tüketim minimum 3.5 litreyi bulmalı günlük tüketimde evet vermiş olduğumuz örnek ile suyun böbreklerde kum için ne kadar önemli olduğunu algılamışsınızdır.

* Bir diğeri doğal sıkılmış limon suyu, kereviz suyu, sıkılmış turp suyu tüketilmelidir. Günlük olarak bir bardak hazırlamış olduğunuz doğal suları tüketebilirsiniz.
* Lahana yaprağı; lahana yaprağını kaynatarak böbreğiniz üzerine sıcakken bastırınız. Çokta sıcak olması şart değildir. Soğumasını bekleyebilirsiniz Ilık bir şekilde olsa da olur.
* Avokado yaprağı; avokado yaprağını isterseniz suda kaynatarak isterseniz de bal ile karıştırıp tüketebilirsiniz imkanlarınız hangi duruma elverişli ise istediğiniz yöntemle kullanabilirsiniz. Avokado yaprağının böbrek kumlarının atılmasındaki faydası, mesane yollarını rahatlatarak kumların idrar yollarından atılmasını sağlar. Mesane yollarını rahatlattığı için kum atılırken çekmiş olduğunuz sancılanmalarınızı minimum seviye çeker.
* Bitkisel çayları tüketebilirsiniz. Bunlar, keten tohumu, menekşe ve gül çaylarını tüketerek böbrek kumlarını dökebilirsiniz.

Böbrek kumlarına iyi gelen ve herkesin evinde hazırlayabileceği bir diğer karışım ise; iki üç tane mısırın püskülü, avokado yaprağı, kiraz sapı ve lahana yaprağını bir buçuk litre kadar suda karıştırınız. Sonrasında kaynatarak süzünüz, Hazırlamış olduğunuz bu karışımı günde üç kereye kadar bir çay bardağı kadar tüketiniz.

Böbrek kumu olan hastaların dikkat etmesi ve yapması gereken bir diğer husus kesinlikle tuz tüketilmemesidir ve mümkün olduğunca böbreklerini sıcak tutmalıdır. Çünkü, tuz vücutta ve böbreklerde sıvı kaybına neden olur. Hazırlamış olduğunuz bitkisel karışımları kullanırken tuz kullanmasına dikkat etmediğiniz takdirde bu bitkisel karışımların hiçbir önemi kalmayabilir.

Ayrıca böbreklerinizin soğuk olması durumunda oluşan bu kumların ayrışması güç duruma düşebilir. Bundan dolayı sıcak tutmalısınız sıcak su torbası yardımıyla gerçekleştirebilirsiniz. Böylece hem sancılarınızı azaltır. Hemde kumların ayrışması için böbreklerde gerekli ortamı sağlayabilirsiniz.